26 Ağustos 2010 Perşembe

2010 Ağustos

Egemen ve Rüzgar'ın ikinci yaşlarına gelmelerine nerdeyse bir aylık bir süre kaldı. Geçtiğimiz bir sene içinde önemli boyutta gelişim sağladılar. Artık istediklerini ve istemediklerini çok net olarak ifade edebiliyorlar.Hatta kelime haznelerinde ''hayır'' çok fazla kullanıyorlar. Rüzgar konuşmayı sökme hususunda Egemen'nin önünde gidiyor.Fakat Egemen dişlerini Rüzgar'dan önce tamamladı. Rüzgar emzik bağımlılığından kurtuldu nihayet. Hergün yeni bir keşif peşindeler.
Egemen top peşinde koşmaktan, Rüzgar ise gitarı ile dans ederek şarkı söylemekten çok keyif alıyor. Onları bu şekilde görünce aklıma yetmişlerin yeşilçam filmi ''Uyanık Kardeşler'' geliyor. Filmin başrol oyuncuları Kadir İnanır, Müjdat Gezen ve Hulusi Kentmen. Hulusi Kentmen fabrikatördür ve oğullarının da mühendis olup fabrikasında görev yapmasını istemektedir. Ama bir tanesi futbol oynar diğeri de müzik ile uğraşmaktadır tabi babalarından gizli olarak. Bakalım ben neler göreceğim ilerleyen yıllarda.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

2010 Temmuz

Zaman hızla geçerken Rüzgar ve Egemen de yirmi aylarını geride bıraktılar.
Zaman hızla geçtikçe sanal ortamlara ayrılan zamanda iyice daraldı.
Bu ortamı, fotoğraf paylaşmanın yerine duygu düşünce paylaşmak için kullanmanın daha güzel olacağı
kararını aldım. Oğullarımı merak edenlere kapımız her daim açık :)
Bursa, İzmir, Ankara uzaklık farketmez...

31 Mart 2010 Çarşamba

Kardeşlik

Kardeş olmak pusette bile elini tutmak, acaba yanımda diye merak etmektir.

Beş dakika ara ile dünyaya geldikten sonra her anı birlikte geçirirken çok zaman kavga etmek ama birbirinden vazgeçememektir. 

15 Mart 2010 Pazartesi

Badalıoğlu Biraderler



egemen&rüzgar, originally uploaded by kayihan_badalioglu.
13 ay geride kaldı. Benim canım oğullarım artık iyice birbirlerine alışmaya başladılar. Çünkü doğduklarından beri iki farklı dünyadan gelmiş gibi davranıyorlardı. Hayatlarının bundan sonraki dönemlerindeki birlikteliklerinin ilk görüntüleri bunlar.

Birinci Yaş Günü

Egemen ve Rüzgar’ın hayatımıza dahil olmasının ilk yıldönümüne çok az kaldı. Buraya en son yazdığımdan beri nerdeyse altı ay geçmiş.Bu arada bizimkiler emekleme faaliyetlerine sıralama ve tırmanmayı eklediler. Bizim yardımımızla adım atsalarda kendi başlarına ilk adımlarına çok az kaldı.

Kendi özel lisanlarında konuşuyorlarsa da biz, en çok , anne, mam ve atta'ları anlayabiliyoruz şimdilik.

Rüzgar’ın cep telefonları, tv kumandaları, bilimum elektronik cihazların düğmeleri, dergi ve kitaplara olan ilgisi gün geçtikçe artarak devam ediyor.

Egemen ve Rüzgar'ın Yedinci Ayı

Egemen ve Rüzgar ile ilgili en son yazımı yazdıktan sonra yaklaşık bir ay geçmiş. Artık yedinci ayları içindeler. Tabi bu geçen zaman sürecinde hayatlarında bazı değişiklikler oldu.

Örneğin kahvaltı etmeye başladılar. Hem de mama sandalyelerine oturmak suretiyle. Tam oturamadıkları için doğduklarından beri mamalarını yatarak yiyorlardı. Şimdi oturma pozisyonuna tam anlamıyla olmasa da geçtiler ve yemek faslı artık daha rahat geçiyor. Ama Egemen aynı şekil durmaktan bir süre sonra sıkıldığı için farklı bir boyuta geçme isteğiyle bağırmaya başlıyor zamanla alışmasını ümit ediyoruz. Kahvaltı menümüzde yumurtanın sarısı, beyaz peynir ve pekmez var şimdilik. İlerleyen yıllarda kendilerine sucuklu ve pastırmalı nefis yumurtalar yapacağım. Doktorları , yumurtanın beyazı, bal ve inek sütünü alerjik olma ihtimaline yüzünden vermememizi söyledi. Ayrıca ekmekte çok gerekli değilmiş. Bunun dışında et, tavuk ve balıkta yiyebilecekler. Tabi haşlanmış ve tuzsuz olarak. Mangal yapacağımız günlerin de geleceğini düşünerek bugünleri atlatacağımız inancındayım.

Rüzgar emekleme yolunda epeyce ilerledi. Henüz ayaklarını sırayla atmayı keşfedemese de iki ayağını kolları yardımıyla ileri atabiliyor. Egemen ise iki kolu üzerinde dikilerek poposunu dışarıya doğru çıkarıp dizleri üstünde zıplama evresinde. Rüzgar oyuncak harici gördüğü televizyon kumandası, oyuncak sepeti, cep telefonu, ıslak mendil paketi gibi materyallere uzanıp tadına bakma telaşında, çıngırak gibi diş kaşıyıcısı gibi bebekler için yapılmış ürünler ilgisini fazla çekmiyor. Egemen ise yukarıda saydığım ilgili ilgisiz tüm maddeler onun çekim alanı içinde değil. Daha bohem , marjinal ve umarsız bir hayat yaşamakta.

Artık bu ayın sonları itibariyle daha hareketlenmelerini ve buna paralel olarak bizlerin de daha hareketleneceğini tahmin ediyorum. Bu arada bugüne kadar daha kendi halinde ve sakin olarak düşündüğümüz Rüzgar yavaş yavaş canavarlaşmaya başlıyor. Hadi bakalım hayırlısı...